Ufka bakarım ben,
göremesem de duyarım sesini.
ukala değil o ses,
hatırlatır,
bundan başka yaşanacak yer yok!
ya burada kal
ya da kalmasan ne çıkar...
olmazsan bundan sonra,
en büyük hayalin bilirim,
biri uzaklara bakıp seni hatırlar, hatırlar da
hatırlamasa ne çıkar.
olsan ne çıkar olmasan ...
bana bakarak düşünmeyi aklından çıkar,
çıkarmazsan ne ...
hepsi aynı yola...
Başıma kötü bir şeyler gelse de, kendimi daha da sıradan hissetsem diye bekliyorum.. Uzun zamandır..
uzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2012 Salı
28 Mart 2012 Çarşamba
Uzaksa
Yakınlaştıkça derinleşir. Bir o kadar da bulanıklaşır. Elini beline koyup şöyle uzaktan bi bakarsın ki; işte, en anlamlı an... Yakındakinin uzak, uzaktakinin yakın olduğunu anladığın an!
29 Eylül 2011 Perşembe
Uzak yabancı
Uzaktan fark ediyorum. Gözlerim beni yanıltsın istiyorum bu kez, her zamankinden farklı olarak. Ellerimde engelleyemediğim bi gerginlik, çoktan yumruk olmuşlar, kendilerine hakim olmanın derdinde. Dizlerimdeki çözülme, kollarımı da fazladan savurmaya başladım. Vücudumdaki kuş çırpınışı sesime de geldi sonunda; tiz, titrek. Uzağa bakıyorum yaklaşırken, yanılma isteğim ise bir artar, bir azalır. Mesafe azaldıkça bakışlarımı azaltıp, cümlelerimi gereksizce uzatıyorum. Sesim daha gür çıksın, bana ait olduğu anlaşılsın en azından! Hep aynı enseyi gördüğümü sanıp, çok fazlasını görür oluyorum. Sırtı dönük, eğik omzu, önünde başı. hem korkak, güçsüz, hem utanır, kabullenmiş. Geçiyorum yanından eğik omzun. Gözlerimin bazen bakmadığı yeri de gördüğünü bilirim ya.., geniş açı yan yan izliyorum olan biteni. Bana dönük bakıyor, tepkisiz. Aşina olmadığı belli. Zaten önden daha kısa boylu, irice. Utanacak bi kusur yok bu yüzde, şaşkın sadece. Gidiyorum, geçip gidiyorum.. Her gün biraz daha kolay, kârıma dakikalar bile. Kolumdaki katılık eriyor, hızlıca. Rahatlıyorum. Her yanlış karşılaşmada ben daha unutmuşken yakalayamadıklarımı, o daha anlamış oluyor. Ben gençleşiyorum unuttuğum her an ile, onun ayakları yaşlı bir adam gibi; yürümediği yollardan tekrar tekrar geçip, eskiyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)