Geçenlerde hiç yapmadığım daha doğrusu yaptırmadığım bir şey yaptırdım. Tanımadığım birine kahve falımı baktırdım.
Fal bakmak baktırmak, tabi burada kastettiğim daha çok kahve falı oluyor benim için gerçekten çok hoş bir tören. Ben birine bakarken de biri benim falıma bakarken de aynı hissiyata kapılabiliyorum. Tek taraflı bencilce bir duygu değil yani. O bir şeyler söyler karşımda, çoğu kez bilir bir çoğunu, uydurmasına bile gerek kalmaz böylelikle. Söylemek istediklerini söyler böylece, bir bir itiraf eder tahminlerini, öngörülerini, nefretini. Yine de her seferinde heyacanlanırım, aşık olmak gibi bir duygu barındırmadığım birinin bana "aşkını ilan" ettiğinde olduğu gibi heyecanlanırım. Sonucunu görmek değil, o anda söylediklerini duymak heyecanlandırır beni. Zaten biliyorumdur söylediklerini. Ama bildiğim gerçeklerden çok, söyledikleri, ağzından çıkan her kelime heyecanlandırır beni.. Sesler heyecanlandırır beni, onun o lafları söylerken beni inandırabilme ihtimali olduğuna inanmasının hevesi heyecanladırır beni.
İlk kez gördüğüm birine, yaşlı bir kadına. Şefkatle çağırdı beni yanına. Gözleri anneminki gibi bir çift mavi boncuk. Biri var dedi, orta boylu bi adam. Yanında biri var şu an ama seni hala unutmamış ve hala içten içe bekliyor. İyi biri. İçten içe hep bekleyecek. Devam ediyor, sıkıntılarından kurtulup büyük bir topluluğun içine giriyorsun, çok da mutlu oluyorsun. Orada uzun boylu bir adam var, sana iyi davranacak, sevindirecek. Gülümsemiyorum. Reddettiğim adamları düşünüyorum. Reddetmek? Neye göre? Kaçı gözüme bakarak bir şey istedi de ben reddettim. Gerçekten sadece bir kez. Eğer vazgeçersen kararından bir gün, söyle lütfen dedi, vazgeçmem dedim. Çok sertti, sonradan fark ettim. Yumuşatmak istedim, uygun bir anda gördüğümde. Her gördüğünde kaçtı. Olmadı yumuşatamadım şimdiye kadar. Kaldı olduğu gibi, çok katı.
Orta boylu iyi adamla, uzun boylu adam arasında bir yerlerdeyim şimdi. Hiç bir zaman bilemeyeceğim orta boylu iyi adam doğru bir nokta mıydı? İçten içe bekliyor mudur beni? Bunun şu an olmasını isteyip de, o zaman yapmadığım bencilliği şimdi yapamam. Ama uzun boylu adam senden daha mı iyi, bunu da hiç bilemeyeceğim. Belki de en güzel yanı budur:)
Nedendir bilinmez bu şarkı eşliğinde yazıyorum bunları: Nobody suffers like i do, nobody but you ... http://fizy.com/#s/1akdbf
Başıma kötü bir şeyler gelse de, kendimi daha da sıradan hissetsem diye bekliyorum.. Uzun zamandır..
adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Şubat 2013 Cumartesi
20 Ağustos 2011 Cumartesi
Havalı bi adam
Cüsseden irice hisseden kıssaca aptal bakışlı tiki adam. Kafası, arabalarda hareketle orantılı sallanan süs köpek kafası gibi gövdesinden bağımsız bi oyana bi bu yana sallanıyordu. Arada başı benim olduğum tarafa dönerken, masum çekingen ve sonuç olarak çapkın göründüğünü düşündüğü kısık ve kesintili malımsı bakışlar atıyordu kendisi üzerime. Eminim bu şekilde ne çok kız tavladığını da geçiriyordu içinden.. Ama belli oluyor ki dünyada bu tarz küçük erkek oyunlarını yiyecek kızcağız kalmadığından haberdar olmayacak kadar da acemiydi bu işte. O doğuştan gelen yetenekleriyle kızları etkilediğini düşünürken işin aslı böyle değildir. Evet tavlanan diye tabir edebileceğimiz hatrı sayılır sayıda kız arkadaşı olmuş olabilir. Fakat bu noktada araya çoktan başka etkenler girmiştir bile. Ray ban gözlükeri ona çok yakıştığı için kızlar üzerinde etki yarattığını düşünürken gözlüklerin fiyatını, şıklığının sebebini beyaz tişörtü buz mavisi kotu ve siyah saatinin akla ziyan uyumu sanarken her birinin markasını, kareli donunu beline kadar çekip eğildiğinde nasıl da davetkar göründüğünü hayal ederken o donun etiketini hiç mi hiç hesaba katmamıştır. Asıl pahalı olan üstündekiler olmasına rağmen gereğinden fazla değer biçmiştir kendine bu delikanlı. Bu tür tehlikeli türlerden biridir kendine zarar verebilir, hayal kırıklığına uğrayabilir. Bulunduğu çevrede ise tüm gerçeklerin farkında olup bu yolda devam eden arkadaşları da elbette çok sayıda mevcuttur. Bizim gencimiz de tabi ki türünün genelini kapsayan tipik özellikleri bünyesinde bulundurur. Örnek vermek gerekirse; erkek erkeğe sohbetlerde kızların kusurlarını acımasızca eleştirmeleri gözümüze çarpabilir. Hafif kilolu, makyaj yapmayan, sade giyimli bi hanımefendiyi koca g*tlü çirkin ve/veya lezbiyen olmakla suçlayabilir sıkça. Onun için, iri ve gereksiz bedeninin altındaki koca g*tü o kızınkinden daha fazla övgüyü hak ediyordur. Bu durumda da ancak manken gibi bi fiziğe sahip alımlı bi çubukhanım onun yanına yakışan cinsten olabilir. Kalıplaşmış kostüm özelliklerinden bahsetmeye devam edersek; kıyafetiyle uyumlu ve içinde çok fazla nakit/kredi kartı barındıran şişkin bir cüzdanı, şık ve pahalı arabasına ait olduğu şüphe götürmeyen bir çift anahtarı, ayrıca elde bu ikisinin yanında veya kelleşmeye yüz tutmuş kısa traşlı kafada yer bulabilen parlak camlı bi gözlük en belirgin aksesuarları arasında sayılabilir. Oturduğu her yerde gürültülü bir şekilde masada göz hizasına koyduğu bu üçlü eminim onun için en büyük gurur kaynağı ve onda baba oğul kutsal ruh üçlemesinin yerini almış bi yapıdır. Sonrasında, kuş bakışı bakıldığında sağ bacağı ile oluşturduğu ikizkenar üçgenin tabanını sol bacağı tamamlarken geriye kaykılarak oturduğu sandalyesinde , başını sol alt köşeden alıp sağ üst köşeye aheste bi şekilde savururken, kuzeydoğu istikametinde bir süre havada açık halde asılı kalan büyük ağzı, otobanda 300km hızla yanımızdan geçen motorun vınnnnnnnnn!!!!!!! sesine benzer bi sesin alt efekt oluşturduğu "...(vınn) ya beyleeer..."şeklinde başlayan cümleler kurar o masalarda. Büyük parlak gözlüklerini takıp sesli şekilde eleştirilerini (hakaretlerini) savurur çirkin ve ucuz bulduğu kızlara. "Üstüne para versen aynı yatağa girilmez oğğllum bunlarla!!!" nidaları sarar ortalığı. Sessizliği ve yamukluğuyla ortalığa küçümsemecikler saçan sırıtışını da eklemeyi unutmaz ardına. Yine de hepsini baştan aşağı süzer, süzer ki dayanılmaz cazibesinin bi kez daha farkına varabilsin. Mutlaka sosyal paylaşım sitesinin birinde havalı bir hesabı da bulunur. Bu hesap, ıslak geriye doğru taranmış saçları, iri yağlı ve hantal vücudunu kaslı izlenimi verecek şekilde göğüs kılları altında birleştirdiği kalın kolları havuz kenarından güç alırken, onun daha heybetli ve karşı konulmaz görünmesini sağlıyordu. Üstüne de güneydoğu doğrultusunda yan yatmış, çeneyi büyük gösteren kafa duruşu ve kısık kesik bakışı eklediğimizde klasik bi profil fotosu da tamamlanmış olur.
Aman ha!! Normal bi topluluk içinde kaldığında ona hassas davranalım, davranalım ki , kendi arkadaş grubuylayken bakışlarıyla bile konuşan bu adam dut yemiş bülbül olmasın. Anlayışlı davranalım ki ona, benzersiz çekiciliğinin her yerde etki yaratabildiğini bir an olsun çıkarmasın aklından. Onla karşılaştığımızda yakınında durup, yüzüne aralıksız bakalım ki, bakışlarının her zaman dayanılmaz bi etki alanına sahip olduğundan emin olsun.. Onu görmezden gelmeyelim toplumda bi yer edinemese de ayağını yerden kesecek sebepleri olsun..
Aman ha!! Normal bi topluluk içinde kaldığında ona hassas davranalım, davranalım ki , kendi arkadaş grubuylayken bakışlarıyla bile konuşan bu adam dut yemiş bülbül olmasın. Anlayışlı davranalım ki ona, benzersiz çekiciliğinin her yerde etki yaratabildiğini bir an olsun çıkarmasın aklından. Onla karşılaştığımızda yakınında durup, yüzüne aralıksız bakalım ki, bakışlarının her zaman dayanılmaz bi etki alanına sahip olduğundan emin olsun.. Onu görmezden gelmeyelim toplumda bi yer edinemese de ayağını yerden kesecek sebepleri olsun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)